Adıyaman, adıyamanhaber, adıyamanhaberleri, adıyaman, acıyaman, haber, haberler, nemrut dağı, perre antik kenti, haber adıyaman, tarih, doğa, adıyamanhaberleri, medya,
Advert

    ŞEYTANİ OYUNLAR DEVREDE

    İnsanoğlu büyük bir çıkmazın girdabına sürükleniyor ama bu girdabın farkında değil

Adıyaman - 29-11-2021 22:01

    İnsanoğlu büyük bir çıkmazın girdabına sürükleniyor ama bu girdabın farkında değil. İnsanoğlunun bu tehlikenin farkına varması için özüne dönmesi gerekiyor. Dünya’nın efendisi olarak kendini lanse edenler insanoğlunun özüne dönmesine izin vermemek için her türlü oyunu sergiliyorlar. Modern yaşamın vazgeçilmezi haline gelen teknolojik aletleri farklı amaçlar için kullananların kölesi durumuna getirildiğini gözlemlemekteyiz. Nasıl ki eski medeniyetlerde köleliğin olduğunu,  tarihin tozlu sayfalarında kaldığını düşünüyorsak bu konuda büyük bir yanılgıdayız /yanılıyoruz. Modern dünyanın köleliği daha ilginç ve daha zor olduğunu göreceksiniz. Günümüzdeki yaşayış biçimimize bakarsak/dönersek dünyanın yaratılmasıyla başlanan yaşamın olduğu günden bugüne kadar yaşanılan yaşamın arasındaki en belirgin yaşamın modern denilen yaşamın en ilginç ve iğrenç günlerini yaşamaya başladık. Bu kurgunun kirli elleri kimledir? Lobiciler, küreselciler, birkaç aile ve aveneleri diyerek açıklamaya devam edelim. Dünya coğrafyasında inanılmaz lobi faaliyetleriyle oyunlar sergileniyor, bu oyunlarla genç dimağların ruhları kirletiliyor ve küreselciler çeşitli medya araçları ve kanallarıyla insanoğlunun üzerindeki korku İmparatorlukları inşa etmeye başladıklarını okuyabilmeyiz/ görebilmeliyiz. Ellerindeki medyanın gücüyle çok büyük organizasyonları kısa bir zamanda, inanılmaz bir etkiyle ve sıfır maliyetle sonuçlandırdıklarını görmekteyiz. Dikkat etmişseniz herkesin aklını alan akılı teknolojik aletlerin olduğunu ve bu aletlerin kölesi olduğumuzu hiçbirimiz inkâr edemiyoruz değil mi? İşte bu minvalde düşüncelerimizin nasıl kiralandığını siz düşünün. Kirli bir elin kirli düşüncesi farklı iletişim araçlarıyla hedeflerini gerçekleştirebilmek için bütün insanlığı açlık, yokluk ve yok olma endişesiyle insanları dizayn etmek çalıştıklarını görmeliyiz. Bu sefer hedef kitle olarak onların propagandalarını irdelediğimizde hedeflerinin insanlığın tamamını kapsadığını okuyabiliriz gelişen olaylardan. Ortaçağdan itibaren başta Afrika olmak üzere sömürgecilik anlayışını farklı milletlere dayadıklarını bundan da başarılı olduklarını biliyoruz ve hiçbir tepki almadıkları için yenidünya düzeni dedikleri düzeni kurguladıklarını gözlemlemekteyiz. Bu yöntemlerini dünya toplumlarına ekonomik, sosyal, sağlık ve kültürel yollarla düşüncelerini insanlığa uyguladıklarını ve bundan da başarılı olduklarını anlamak zorundayız.  Daha sonra da iyilik melekleri gibi davranışlar sergilemeye başladıklarını da gözlemleyebiliyoruz. İnsanlığa ekonomik, sosyal, sağlık ve kültürel yardımlar yaptıklarını algısını kendi medyalarında dünyaya servis ediyorlar ama nasıl bir yardım! Son dönemlerde Pandemi (Covid 19) ile korku imparatorluklarını ilan ettiklerini ve bu korkunun gıdayla devam ettirileceğinin sinyallerini verdiklerini okuyalım artık.  Bir anda gıda ürünlerinde inanılmaz bir fiyat artışının yaşandığını hep birlikte görmekteyiz. Asıl korku imparatorluğu bu durumda devreye girecek ve insanlar açlığa dayanamayacakları için istedikleri ülkeleri kendi medyalarında istedikleri yönlendireceklerdir. Yakın bir tarihte su savaşlarının olma ihtimalini de unutmayalım. Neredeyse üç yıldır covid ile insanları korkutarak, içeriye tıkıp bütün dünyayı üretimden uzaklaştırdılar; dünya genelinde üretimin durma noktasına getirildiğini göz ardı etmeyelim. Bu oyunların sonunda ellerinde son kullanma tarihi geçmiş ürünleri iki kattı fiyattan insanlığın hizmetine sundular! İlaç, gıda, tütün ve otomotiv sektörlerinde sonra borsa, altın ve küresel sistemin en büyük vebası olacak olan dijital paranın etkisiyle borsalar ve dövizle fakir ülkeleri kontrol altına alıp onları daha da fakirleştirmenin kıyısına sürüklediklerini gözlemliyoruz. Bu oyunların sonunda insanlık reel hayattan kopuyor ve bireyselliğin girdabında sanal yaşamın kıyısında yok olmaya doğru gittiğini fark edemiyor. Her gün ölüm korkusunu pompalayan zavallıların hiç ölmeyecekmiş gibi planlar yapıyorlar. Bu zavallıların unuttuğu bir durum var ki, Çok manidar bir durumdur. Doğu toplumlarında özellikle de Müslümanlıkta ölümün bir diriliş olarak kabul görüldüğünü bilmezler, anlamazlar ve de anlayamayacaklar da…   Cengiz İNCİ      
Günün Diğer Haberleri