Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Meclis Başkanı A. Gani Bereket, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Bereket, "Atatürk Barajı 1980’li yıllarda yapıldı. Ancak suyun yanında olmamıza rağmen faydalanamıyoruz. Enerji fiyatları çok yüksek olması sebebiyle çiftçiler Atatürk Barajındaki suyu arazilerinde kullanamıyor. Şanlıurfa’daki Harranlı çiftçinin sulanabilir arazileriyle Adıyaman’daki çiftinin sulanabilir araziyle bir değil. Biz halen projelerdeyiz. Türkiye geneli yüzde 35 iken Adıyaman’da sulanabilir arazimiz yüzde 12 civarında. Türkiye tarım ülkesi diyoruz. Cari açığımızı da tarımsal ihracatla düşürmemiz gerekiyor. Bu nedenle devlet herkese eşit koşullar sağlamalıdır.” Dedi.
“ADIYAMAN ÇİFTÇİSİ ÜLKESİNE YÜK OLMUYOR”
Adıyaman çiftçisinin ülkesine yük olmadığını kaydeden Bereket, “Adıyaman çiftçisi kendi imkânlarıyla gerek göl kıyısından gerek dereden gerekse yer altından elektriğini, sondajı getiriyor. Devletine yük olmuyor. Maliyetler de gittikçe arttı. Türkiye’nin farklı ilindeki çiftçi ile Adıyaman’daki çiftçinin şartlarının dengelenmesi gerekiyor.
“YER ALTI SULARINI KULLANMAMIZ BÜYÜK HATADIR”
Yıllardır Atatürk Barajından su beklerken şimdi Koçali, Gömükan gibi barajlar çıktı. Ben ne zaman arazimi sulayacağım. Bunları bilmemiz gerekiyor. Şuanda biz yer altını köstebek yuvası gibi deliyoruz. Dünyada önce yüzeysel sular kullanılır. Ama bizde tam tersi durumdadır. Bu çok büyük hatadır. DSİ’nden ruhsat almak için elektrik abonesi için Kahramanmaraş’a gidiyoruz. Birde üstüne bürokrasi engeli yaşatıyoruz. AKEDAŞ’ın özelleşmesiyle birlikte çiftçi çok sıkıntı yaşamaya başladı. Bunların da yeniden revize edilmesi gerekiyor. Adıyaman çiftçisi vatanına milletine doğru ve üreten çiftçilerdir.” Şeklinde konuştu.
TARIMA DAYALI SANAYİ
Adıyaman’da sanayileşmemiz tekstille başladı. 5084 yasasıyla beraber başta Umut Oran Bey olmak üzere dönemin oda başkanımız Zafer beyin de katkılarıyla tekstilde kümelenmeyi başlattık. Çok da başarılı oldular. Teşvik de kalkınca sürdürebilirlik azaldı. O dönemde istihdam çok iyiydi. Köyden kente göçte vatandaşlarımız iş imkânı buluyordu. Her evin bacası tütüyordu. Tarıma dayalı sanayi Adıyaman için çok önemlidir. Biz tarım şehriyiz. Hangi tarımın yapılacağına karar vermemiz gerekiyor. Bu ürünleri üretip bunları sanayiciliğe katma değer olarak katmamız gerekiyor. Mevcut potansiyelimizi tarımsal ürünlerimizi katma değere dönüştürüp sanayileşmemiz gerekiyor. Bunda da çok iyi bir fizibilite yapmamız gerekiyor. Daha sonra ise yerel marka olup bu durumu ulusal hatta uluslararası marka haline getirmemiz gerekiyor. Avrupa’da birçok köy ve kasabalarda marka ürünler var. Bir Adıyaman peyniri neden olmasın? Bunun için iyi ürün, iyi reklam, iyi pazar, iyi satış yapmamız gerekiyor. Markalaşmamamızda çok ciddi eksikliğimiz var. Bunları aşmamız gerekiyor. Öncelikle marka olmamız gerekiyor. Çiğköfte örneği aslında gözümüzün önünde ve şuanda markalaşmamasıyla sektör Adıyamanlıların eline geçti. Bir ilçe var ismi Tut, bundan daha büyük reklam olamaz. Bir meyve ile özdeşleşmiş bir ilçemiz var.”
Bereket “Su Akar Adıyaman Bakar”
Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Meclis Başkanı A. Gani Bereket, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Bereket, "Atatürk Barajı 1980’li yıllarda yapıldı. Ancak suyun yanında olmamıza rağmen faydalanamıyoruz. Enerji fiyatları çok yüksek olması sebebiyle çiftçiler Atatürk Barajındaki suyu arazilerinde kullanamıyor. Şanlıurfa’daki Harranlı çiftçinin sulanabilir arazileriyle Adıyaman’daki çiftinin sulanabilir araziyle bir değil. Biz halen projelerdeyiz. Türkiye geneli yüzde 35 iken Adıyaman’da sulanabilir arazimiz yüzde 12 civarında. Türkiye tarım ülkesi diyoruz. Cari açığımızı da tarımsal ihracatla düşürmemiz gerekiyor. Bu nedenle devlet herkese eşit koşullar sağlamalıdır.” Dedi.
“ADIYAMAN ÇİFTÇİSİ ÜLKESİNE YÜK OLMUYOR”
Adıyaman çiftçisinin ülkesine yük olmadığını kaydeden Bereket, “Adıyaman çiftçisi kendi imkânlarıyla gerek göl kıyısından gerek dereden gerekse yer altından elektriğini, sondajı getiriyor. Devletine yük olmuyor. Maliyetler de gittikçe arttı. Türkiye’nin farklı ilindeki çiftçi ile Adıyaman’daki çiftçinin şartlarının dengelenmesi gerekiyor.
“YER ALTI SULARINI KULLANMAMIZ BÜYÜK HATADIR”
Yıllardır Atatürk Barajından su beklerken şimdi Koçali, Gömükan gibi barajlar çıktı. Ben ne zaman arazimi sulayacağım. Bunları bilmemiz gerekiyor. Şuanda biz yer altını köstebek yuvası gibi deliyoruz. Dünyada önce yüzeysel sular kullanılır. Ama bizde tam tersi durumdadır. Bu çok büyük hatadır. DSİ’nden ruhsat almak için elektrik abonesi için Kahramanmaraş’a gidiyoruz. Birde üstüne bürokrasi engeli yaşatıyoruz. AKEDAŞ’ın özelleşmesiyle birlikte çiftçi çok sıkıntı yaşamaya başladı. Bunların da yeniden revize edilmesi gerekiyor. Adıyaman çiftçisi vatanına milletine doğru ve üreten çiftçilerdir.” Şeklinde konuştu.
TARIMA DAYALI SANAYİ
Adıyaman’da sanayileşmemiz tekstille başladı. 5084 yasasıyla beraber başta Umut Oran Bey olmak üzere dönemin oda başkanımız Zafer beyin de katkılarıyla tekstilde kümelenmeyi başlattık. Çok da başarılı oldular. Teşvik de kalkınca sürdürebilirlik azaldı. O dönemde istihdam çok iyiydi. Köyden kente göçte vatandaşlarımız iş imkânı buluyordu. Her evin bacası tütüyordu. Tarıma dayalı sanayi Adıyaman için çok önemlidir. Biz tarım şehriyiz. Hangi tarımın yapılacağına karar vermemiz gerekiyor. Bu ürünleri üretip bunları sanayiciliğe katma değer olarak katmamız gerekiyor. Mevcut potansiyelimizi tarımsal ürünlerimizi katma değere dönüştürüp sanayileşmemiz gerekiyor. Bunda da çok iyi bir fizibilite yapmamız gerekiyor. Daha sonra ise yerel marka olup bu durumu ulusal hatta uluslararası marka haline getirmemiz gerekiyor. Avrupa’da birçok köy ve kasabalarda marka ürünler var. Bir Adıyaman peyniri neden olmasın? Bunun için iyi ürün, iyi reklam, iyi pazar, iyi satış yapmamız gerekiyor. Markalaşmamamızda çok ciddi eksikliğimiz var. Bunları aşmamız gerekiyor. Öncelikle marka olmamız gerekiyor. Çiğköfte örneği aslında gözümüzün önünde ve şuanda markalaşmamasıyla sektör Adıyamanlıların eline geçti. Bir ilçe var ismi Tut, bundan daha büyük reklam olamaz. Bir meyve ile özdeşleşmiş bir ilçemiz var.”
YORUMLAR

