Başkandan Adıyaman Tütününe Farklı Bakış Açısı
Adıyaman Ticaret Ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Ve Ziraat Mühendisi A Gani Bereket, Adıyaman’da tütün alanlarının genişlediğini bununla birlikte risklerinde arttığına dikkat çekti.
Tütünde önemli bir yere sahip olan Adıyaman’da Başkan Bereket’ten farklı bir bakış açısı geldi. Adıyaman’da binlerce insanın ekmek kapısı olan tütünde riskler üreticiyi endişeye sevk etti.
Meclis Başkanı Bereket yaptığı değerlendirmede Adıyaman tarımında tütünün geleceğini daha ciddi, bilimsel ve stratejik bir anlayışla ele almak zorunda olduğunu ifade etti.
ALAN ARTIYORSA RİSK DE ARTIYOR
Gazetemize değerlendirmelerde bulunan Bereket, Adıyaman tarımında tütünün geleceğini daha ciddi, bilimsel ve stratejik bir anlayışla ele almak zorunda olduğunu vurguladı.
Tütün alanlarının genişlemesiyle birlikte üretim hacmimiz büyüdüğünü belirten Bereket, “Bununla birlikte fırsatlar ve riskler de artıyor. Bu nedenle tütüne daha fazla odaklanmalı, araştırma çalışmalarını güçlendirmeli ve kapsamlı bir üretim politikası oluşturmalıyız. Tütünü yalnızca ekilen, hasat edilen ve satılan bir ürün olarak görmemeliyiz. Tütün, Adıyaman açısından önemli bir ekonomik değer zinciridir. Bu zincirin güçlenmesi için üretimden pazarlamaya kadar her aşamayı birlikte değerlendirmeliyiz” şeklinde konuştu.
ALAN ARTIYORSA RİSK DE ARTIYOR
“Ekim alanlarının genişlemesi önemli bir fırsat sunuyor” diyen Bereket konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ancak üretim büyüdükçe şu sorulara da yanıt vermemiz gerekiyor:
Ürettiğimiz tütünü hangi pazarlara sunacağız?
Kaliteyi nasıl koruyacağız?
Üretici gelirini nasıl güvence altına alacağız?
Olası arz fazlasını nasıl yöneteceğiz?
Türkiye ve dünyadaki pazar değişimlerine nasıl uyum sağlayacağız?
Üreticimizin rekabet gücünü nasıl artıracağız?
Bu soruların yanıtlarını bugünden ortaya koymalıyız. Aksi halde büyüyen üretim, gelecekte önemli bir ekonomik soruna dönüşebilir.
ARTIK SADECE ÜRETMEK YETMEZ
Adıyaman’ın tütün konusunda güçlü bir üretim tecrübesi var. Bu birikimi avantaja çevirmeliyiz.
Bundan sonra yalnızca verime değil; kaliteye, katma değere ve pazar gücüne de odaklanmalıyız. Tarla hazırlığından hasada, kurutmadan depolamaya kadar kaliteyi etkileyen tüm aşamalarda bilimsel yöntemleri yaygınlaştırmalıyız.
Geleceğin tütün piyasasında yalnızca çok üreten değil, kaliteli, standartlara uygun ve izlenebilir ürün sunan üreticiler başarılı olacaktır.
TÜTÜNÜN ALTERNATİFİNİ ARARKEN TÜTÜNÜ DE İHMAL ETMEMELİYİZ
Elbette Adıyaman tarımında alternatif ürünleri araştırmalı; su kaynaklarımızı, iklim değişikliğini ve ekonomik koşulları dikkate alarak yeni üretim modelleri geliştirmeliyiz.
Ancak alternatif arayışları, elimizdeki önemli bir değeri ihmal etmemize yol açmamalı. Tütünün yerine, aynı üretim koşullarında benzer ekonomik getiriyi sağlayacak ve geniş üretici kitlelerinin kısa sürede geçebileceği hazır bir alternatiften söz etmek kolay değil.
Bu nedenle yapılması gereken tütünü göz ardı etmek değil; daha kaliteli üretmek, daha iyi pazarlamak ve daha fazla katma değer oluşturmaktır.
ADIYAMAN TÜTÜNDE SADECE ÜRETİCİ DEĞİL, MERKEZ OLMALI
Adıyaman yalnızca tütün üreten bir şehir olmamalı; tütün konusunda bilgi, teknoloji, işleme, pazarlama ve ticaret merkezi olmayı hedeflemelidir.
Bu hedef doğrultusunda üniversitelerimiz, kamu kurumlarımız, üreticilerimiz, tüccarlarımız, sanayicilerimiz ve meslek kuruluşlarımız ortak çalışmalar yürütmelidir.
Tütün alanındaki araştırma ve geliştirme faaliyetlerini artırmalı, kalite standartlarını yükseltmeli, üreticilerin örgütlenmesini güçlendirmeli ve pazar çeşitliliğini geliştirmeliyiz.
En önemli hedefimiz ise tütünden elde edilen ekonomik değerin daha büyük bölümünün Adıyaman’da kalmasını sağlamak olmalıdır.
RİSKİ GÖRMEZDEN GELMEK DEĞİL, YÖNETMEK
Tütün üretimindeki artış önemli bir fırsattır; ancak aynı zamanda daha planlı hareket etmemiz gerektiğini gösteren bir uyarıdır.
Üretim büyüdükçe yanlış kararların maliyeti de artar. Pazar daralması, fiyat düşüşü veya kalite kaybı daha fazla üreticiyi etkileyebilir ve Adıyaman tütününün marka değerine zarar verebilir.
Bu nedenle riskleri görmezden gelmemeli, onları doğru politikalarla yönetmeliyiz.
TÜTÜN ÜRETİMİ İÇİN UYGULANABİLİR POLİTİKA ÖNERİLERİ
Adıyaman Tütün Stratejisi hazırlanmalıdır. Kamu kurumları, üniversiteler, üretici temsilcileri, ticaret ve sanayi odaları, tüccarlar ve sanayicilerin katılımıyla beş yıllık, ölçülebilir hedefleri bulunan bir strateji oluşturulmalıdır.
İl ve ilçe bazında üretim planlaması yapılmalıdır. Ekim alanları, verim, kalite, su durumu, toprak özellikleri ve pazar kapasitesi dikkate alınarak üretim bölgeleri belirlenmelidir.
Üretici kayıt ve izleme sistemi kurulmalıdır. Üretim miktarı, ürün kalitesi, hasat dönemi ve satış kanalları kayıt altına alınarak arz fazlası ve pazar riskleri önceden tespit edilmelidir.
Kalite ve standardizasyon merkezleri oluşturulmalıdır. Tütünün nem, renk, yaprak yapısı ve diğer kalite kriterleri bakımından analiz edilebileceği, üreticiye ücretsiz veya düşük maliyetli hizmet sunacak merkezler kurulmalıdır.
Üreticilere uygulamalı eğitim verilmelidir. Tarla hazırlığı, doğru gübreleme, hastalık ve zararlılarla mücadele, hasat zamanı, kurutma, balyalama ve depolama konularında köy ve ilçe bazlı eğitim programları düzenlenmelidir.
Sözleşmeli üretim şeffaflaştırılmalıdır. Üretici ile alıcı arasındaki sözleşmelerde kalite kriterleri, fiyat hesaplama yöntemi, teslim koşulları ve ödeme takvimi açıkça belirtilmeli; üreticinin haklarını koruyacak denetim mekanizmaları kurulmalıdır.
Üretici örgütlenmesi güçlendirilmelidir. Kooperatifler ve üretici birlikleri aracılığıyla ortak girdi alımı, ortak kurutma ve depolama, toplu satış ve pazarlık gücü artırılmalıdır.
Ortak kurutma ve depolama tesisleri kurulmalıdır. Ürünün uygun koşullarda kurutulması ve depolanması sağlanarak kalite kayıpları, fire oranı ve zorunlu düşük fiyatlı satışlar azaltılmalıdır.
Tütün üreticisine finansman desteği sağlanmalıdır. Girdi maliyetleri, kuraklık, hastalık, doğal afet ve fiyat dalgalanmalarına karşı düşük faizli kredi, işletme sermayesi ve uygun sigorta modelleri geliştirilmelidir.
Kaliteli üretim teşvik edilmelidir. Yalnızca üretim miktarına değil, kalite sınıfına, izlenebilirliğe, doğru kurutmaya ve standartlara uygunluğa göre prim sistemi uygulanmalıdır.
Adıyaman tütünü için marka çalışmaları hızlandırılmalıdır. Ürünün yöresel özellikleri bilimsel olarak ortaya konulmalı, marka değeri korunmalı ve taklit ürünlere karşı denetim yapılmalıdır.
Katma değerli işleme yatırımları desteklenmelidir. Tütünün yalnızca ham madde olarak satılması yerine, işleme, ambalajlama, sınıflandırma ve lojistik faaliyetlerinin Adıyaman’da yapılması sağlanmalıdır.
Pazar çeşitliliği artırılmalıdır. Tek bir alıcıya veya sınırlı sayıdaki pazara bağımlılığı azaltmak için ulusal ve uluslararası alıcılarla düzenli ticaret görüşmeleri yapılmalı, ihracat ve yeni satış kanalları araştırılmalıdır.
Üniversite ve sektör iş birliği kurumsallaştırılmalıdır. Verim, kalite, kuraklığa dayanıklılık, hastalıklarla mücadele, toprak yönetimi ve hasat sonrası işlemler konusunda ortak araştırma projeleri yürütülmelidir.
İklim ve su risklerine karşı üretim planı hazırlanmalıdır. Kuraklık, sıcaklık artışı ve düzensiz yağışların etkisini azaltmak için uygun çeşit, toprak neminin korunması ve su tasarrufu sağlayan uygulamalar yaygınlaştırılmalıdır.
Alternatif ürün çalışmaları tütün politikasıyla birlikte yürütülmelidir. Üreticinin gelirini koruyacak alternatif ürünler belirlenmeli; ancak bu geçiş plansız değil, bölge, pazar, su ve kârlılık analizlerine dayalı olarak yapılmalıdır.
Yıllık tütün piyasası raporu yayımlanmalıdır. Ekim alanları, üretim miktarı, maliyetler, fiyatlar, kalite durumu, pazar beklentileri ve riskler her yıl kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
Adıyaman’da Tütün Çalışma Kurulu oluşturulmalıdır. İlgili tüm kurumların temsil edildiği bu kurul, üretim sezonu öncesinde ve sonrasında düzenli toplanarak sorunları ve çözüm önerilerini takip etmelidir.
ADIYAMAN TÜTÜNÜNÜ KÜÇÜMSEMEMELİYİZ
Adıyaman tütününü ne romantikleştirmeli ne de küçümsemeliyiz. Onu bilimsel veriler, ekonomik gerçekler ve geleceğin pazar koşulları doğrultusunda değerlendirmeliyiz.
Ekim alanları büyüyorsa araştırma ve planlama çalışmalarımızı da artırmalıyız. Üretim artıyorsa kaliteyi koruyacak sistemler kurmalıyız. Ekonomik değer yükseliyorsa bu değerden Adıyaman’ın aldığı payı büyütmeliyiz.
Artık mesele yalnızca “Ne kadar tütün üreteceğiz?” sorusu değildir.
Asıl soru şudur:
“Ürettiğimiz tütünden Adıyaman olarak ne kadar ekonomik değer yaratacağız?”
Kanaatim nettir:
Tütün üretim alanlarımız büyüyorsa ilgimizi, bilgimizi, yatırımımızı ve planlama gücümüzü de büyütmek zorundayız.
Doğru yönetilmediğinde risk oluşturan bu büyüme, doğru planlandığında Adıyaman için önemli bir ekonomik fırsata dönüşebilir”

