Barış güvercinlerinin semalarında kanat çırptığı, huzur ikliminin dört mevsim yaşandığı; taşında, toprağında farklı uygarlıkların, medeniyetlerin izlerini taşıdığı bir şehir düşlüyorum. Hoşgörünün, kardeşliğin, dostluğun ve güvenin hâkim olduğu bir şehir.
İç içe sıkışmış evler olmasın bu şehirde. Bahçelerinde rengârenk çiçekler açsın. Begonyalar, ortancalar, sagunalar ve daha niceleri olsun. Arılar vızıldasın çiçeklerde. Avluları taş döşeli, ahşaptan olsun bu evlerin. Mardin evleri gibi huzurlu, Halep evleri gibi geniş, Safranbolu evleri gibi ahşap ve güzel olsun. Yaşamaya değer, hayata değer evleri olsun bu şehrin.
Komşu çocuklarının birbirini tanıdığı, güvendiği, kavga etmeden huzur içerisinde oyun oynadığı sokakları olsun. Duvarları sarmaşık güllerle kaplansın. Elektrik tellerinde kuşlar ölmesin. Arnavut kaldırımları olsun cadde ve sokakların. Her çocuğun kendi evine yakın yürüyerek gittiği okulları olsun bu şehrin.
Yaşlı, hamile, hasta, çocuk ve tüm insanların rahatlıkla kullanabileceği üst geçitleri olsun. Cami avlularında cemaatin oturabileceği mekânları olsun. Çay içilebileceği, sohbet edilebileceği ve kitap okunabileceği kafeleri olsun bu güzel şehrin.
Kimsesizlerin kalabileceği huzurevleri olsun. Yaşlıları için kavga etmesin kimse. Huzurlu olsun herkes, küsmesin kardeşler. Evi barkı olmayanların yıkanabileceği hamamları, karınlarını doyurabileceği aş evleri olsun. Kimseler ç kalmasın.
Para ödemeden yüzebileceği havuzları olsun insanların. Spor yapabileceği saha ve salonları, kitap okuyabileceği devasa kütüphaneleri olsun. Cahil kalmasın hiçbir kimse
Farklı inançların bir arada yaşandığı bir şehir olsun. Ezan sesleri yükselsin camilerin minarelerinde. Çan sesleri çalsın kiliselerinde. İbadetlerinde özgür olsun insanlar. İnançlarından dolayı kimse kınanmasın.
Kaldırımı ile yolu aynı olsun bu şehrin. Parke taşları matkap gibi delmesin ayakkabıları. Her yıl değiştirilmesin kaldırımların taşları. Kör, topal çarpmasın kaldırımın taşlarına. Araçlar hiçbir engelle karşılaşmasın. Kırmızı ışıkların olmadığı alt geçitlerde akan bir trafikte seyretsin araçlar. Raylı sistemlerle şehrin her köşesine uzansın tramvaylar. Geniş caddelerinde; yaya yolu, bisiklet yolu ve yürüyüş yolları olsun. Korna çalmasın araçlar. Korkmasın küçük çocuklar. Olmasın gürültü kirliliği. Yayalara verilsin geçiş üstünlüğü.
Bu şehirde sanata ve kültüre önem verilsin. Gençlerin daha kaliteli bir zaman geçirebileceği sinema salonları, tiyatro sahneleri, satranç merkezleri, bale ve opera binaları bulunsun. Sanat sokaklarının olduğu bir şehir olsun. Değer verilsin tüm sanatçılara.
Oksijen depolamak için kilometrelerce yol yürümesin insanlar. Yükselen binalara inat, her mahallede nefes alan yeşil alanlar, parklar ve bahçeler olsun. Doğanın ve yeşilliğin tadını çıkarsın insanlar. Göz alıcı renkler, baş döndüren kokular, taç yapraklı bitkiler olsun bu parklarda. Ihlamur ağaçları koku salsın her tarafa. Ne su baskınları olsun ne de dere yataklarında binalar yapılsın. Yağan kar ve yağmur suları boşa akmasın. Depolansın sular, park ve bahçelerdeki bitkilere hayat olsun.
Farklı kültürlerde insanların bir araya gelebileceği geniş meydanları olsun bu şehrin. Caddelerle meydanlara bağlansın yollar. Korku olması. Mızıka çalınsın meydanlarında... Değil kadına, hiç kimseye şiddet olmasın. Sokak sanatçıları süslesin bu meydanları.
Masmavi suların aktığı nehirler geçsin şehrin ortasından. Etrafı şirin kafe ve lokantalarla dolsun. Renkli kanolar gökkuşağı misali süzülsün bu sularda. Tarihi köprüler selamlasın insanları. Serinlemek için atsın kendini nehrin kucağına insanlar. Sandallarla geziye çıksın. Ördekler, kazlar yüzsün bu sularda. Balık avlasın rengarenk martılar. Sahillerinde şenlensin insanlar. Keyifli vakitler geçirsin. Dallarını salsın sulara söğüt ağaçları. İğde ağaçlarının kokusu mest etsin insanları. Göğe yükselsin kuş cıvıltıları
Ne rant olsun bu şehirde, nede durup dururken birileri zengin olsun. Birarada yaşasın, mutlu olsun tüm insanlar…
Uzm. Öğrt. Aziz ÖZBİLGİÇ
azizozbilgic@gmail.com

