Daha önceden Tema Vakfı tarafından açılan dava ile kısıtlama getirilen Adıyaman imar planına bu kez de Ziraat Mühendisleri Odasının davası sonrası binlerce dönüm imarlı alanına kısıtlama getirildi. TMMOB Ziraat Mühendisleri odası Toprak Koruma Kurulunun kararının iptali için açılan dava binlerce kişiyi mağdur ederken şehrin devam eden inşaat çalışmalarını adeta durdurdu.

İddiaya göre, Esentepe, Petrol, Bağdere, Sümerevler, Alitaş, Yunus Emre, Siteler, Örenli, Eskisaray, Yeni mahalle ve Yeşilyurt mahallelerinde toplam 2453 hektarlık alanla ilgili kısıtlama kararına tepki geldi.

6 Şubat ‘Asrın Felaketi’ sonrasında yeniden kendine gelme mücadelesi veren Adıyaman’da imar konusunda yaşanan sıkıntı nedeniyle özellikle Altınşehir, Alitaşı, Sümer evler ve Karaali bölgesi neredeyse tamamen iptal olmuş duruma geldi. Hem müteahhitler hem de vatandaşlar konunun düzeltilmesini talep ediyor.

BİNLERCE DÖNÜM İMARLI ALANA KISITLAMA GETİRİLDİ

Harita Kadasto Mühendisi Mithat Solgun, İmar Planı ile ilgili ilk tepkiyi gösteren isim oldu. Değerlendirmelerde bulunan Solgun yaptığı açıklamada “Daha önce ‘Tema Vakfı’ tarafından açılan dava ile imar planında bir kısım alanlara kısıtlama getirilmişti. Şimdi de TMMOB Ziraat Mühendisleri odası bir dava açmış ve muhtelif mahallelerde binlerce dönüm imarlı alana kısıtlama getirilmiş. Hem de hiç belediyenin haberi bilgisi olmadan. Adıyaman Belediyesi, Tarım İl Müdürlüğüne 18.03.2016 tarihinde resmi bir yazı ile Esentepe, Petrol, Bağdere, Sümerevler, Alitaş, Yunus Emre, Siteler, Örenli, Eskisaray, Yeni mahalle ve Yeşilyurt mahallelerinde toplam 2453 hektarlık (24500 dönüm) alanda ilave imar planı yapılacağını ve krokisi ekli bu alanlar için görüş istemiş.  Bu başvuru üzerine İl Toprak Koruma Kurulu, söz konusu alanların imar planına dahil edilmesinin uygun olacağını 27/12/2016 tarihinde oy birliği ile karar vermiş.  Alınan bu uygun görüşlerden sonra belediye rutin olarak bu alanlarda imar kanunu 18.maddesine göre imar uygulamaları yaptırarak imar parselleri oluşturmuş ve inşaat ruhsatları vermeye başlamış. Derken nerden icap etmişse TMMOB Ziraat Mühendisleri odası Toprak Koruma Kurulunun kararının iptali için Tarım Müdürlüğü aleyhine Adıyaman 1. İdare Mahkemesinde iptal davası açmış. İdare mahkemesi 11.07.2019 tarihinde aldığı kararla Ziraat odasının talebini RED etmiş. Ziraat Odası bu defa da Gaziantep İstinaf Mahkemesine başvuruyor. İstinaf Mahkemesi de 18.02.2021 tarihinde verdiği kararla talebi ret etmiş. Enteresandır, Ziraat odası pes etmiyor! Bu defa da Danıştay’a başvuruyor. Danıştay 10. Dairesi 25.09.2024 tarihli kararı ile daha önce verilen mahkeme kararlarını bozuyor. Bunun üzerine Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 15.01.2025 tarihli kararı ile yeniden uzman bilirkişi heyeti ile keşif yapılıp yeniden karar verilmesini istiyor. Bu karar üzerine Adıyaman 1. İdare Mahkemesi yeniden keşif yaparak bilirkişi raporu doğrultusunda 09.03.2026 tarihinde 30 gün içinde itiraz yolu açık olmak üzere iptal kararını veriyor” şeklinde konuştu.

İMAR VE İNŞAAT RUHSATI İŞLERİMLERİ TAMAMEN DURDURULMUŞ

          Bütün bu mahkeme süreçleri devam ederken esas muhatap olan, esas ilgilisi olan belediyeye hiçbir bilgi verilmemiş, konu ile ilgili hiçbir tebligat yapılmamış. Yani belediyenin bu süreçten hiç haberi olmamış. Sadece “İmar faaliyetlerini durdurun” diye son iptal kararı tebliğ edilmiş. Tamam mahkeme karar böyle. Karar böyle de gelelim işin realitesine, uygulamadaki zorluklara; Belediye bu karardan sonra bu bölgelerde her türlü imar ve inşaat ruhsatı işlemlerini tamamen durdurmuş.  Bu kararla özellikle Altınşehir, Alitaşı, Sümer evler ve Karaali bölgesi neredeyse tamamen iptal olmuş. Bütün Türkiye’de olduğu gibi Adıyaman’ da büyüyor, gelişiyor. Peki belediye yeni imar alanları açmasın da ne yapsın? Bu bir zorunluluktan kaynaklanmıyor mu? Şehrin konut ihtiyaçları başka nasıl karşılanacak? Tarım İl Müdürlüğü uygun görüşü 2016’da belediyeye bildirmiş. Aradan tam 10 yıl geçmiş.

PEKİ BU 10 YIL ZARFINDA VERİLEN İNŞAAT RUHSATLARI NE OLACAK?

Yılda 200 ruhsat verilmiş olsa bile bu 2000 ruhsat eder ki toplu konutlar(siteler) hesaba katılırsa bu binlerce konut demek.  Peki bu çok muhterem bilirkişi heyeti bunları hesaba katmış mı acaba?  Haydi “Müktesep hak” diye bu kişiler hak sahibi oldu, peki bunlara bitişik mülkiyeti olup henüz inşaata başlamayanların hakkı ne olacak? Bunlar hakkını kimden talep edecekler? Birde dişinden tırnağından kısarak bu bölgelerde bir arsa alan fakir fukaranın durumu ne olacak?  Ayrıca 2-3 el değiştirmiş ve hala inşaat yapılmayan birçok arsa vardır. Bu kişiler hakkını kimden alacak? Peki burada kim suçlu derseniz; Bir defa belediyenin hiçbir suçu ihmali söz konusu değil. Çünkü imar planı için gerekli tüm izinleri, onayları almış. Mahkeme sürecinde de hiç bilgilendirilmemiş. Kimse kusura bakmasın; bu işin suçlusu Tarım İl Müdürlüğüdür.  Dava açıldığı zaman anında belediyeye bilgi vermeliydi. “Bizim onay verdiğimiz belgelere Ziraat odası iptal davası açmış, gelin birlikte savunmamızı yapalım” demeleri gerekirdi. Sonuç alınır veya alınmaz ama en azından esas muhatap olan belediye kendi hakkını hukukunu sonuna kadar savunurdu. Sonuç ne olur bu iş nereye varır bilmiyorum.  Ama çok çok yanlış bir karar, adeta uygulanması imkânsız bir karar. Belediye ve Tarım il müdürlüğü 30 günlük itiraz süresinde istinafa başvurmuşlar. İnşallah İstinaf mahkemesi bu yanlış, bu uygulama imkânı olmayan kararı bozar diyelim.

ŞEHRİN GELECEĞİ DOĞRUDAN ETKİLENMİŞ

Konu ile ilgili değerlendirmede bulunan İkidam İnşaat Taşımacılık Otomotiv Emlakçılık LTD.ŞTİ Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Tohumcu “TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası tarafından açılan dava sonucunda, Adıyaman’ın birçok mahallesinde yapılaşmanın durdurulmasına yönelik verilen mahkeme kararı; yalnızca inşaat sektörünü değil, ev sahibi olma hayali kuran, yılların birikimiyle konut satın alan binlerce vatandaşımızı ve şehrimizin geleceğini de doğrudan etkilemiştir. 6 Şubat depremlerinde en büyük yıkımı yaşayan illerden biri olan Adıyaman, devletimizin, milletimizin ve özel sektörün ortak gayretiyle yeniden ayağa kaldırılmaya çalışılmaktadır. Bu süreçte inşaat sektörü, yalnızca ekonomik bir faaliyet alanı değil, aynı zamanda depremzede vatandaşlarımızın güvenli konutlara kavuşmasını sağlayan en önemli unsurdur. Söz konusu karar nedeniyle müteahhitler yeni projelere başlayamaz, devam eden projelerini tamamlayamaz hale gelmiştir. Bunun sonucunda yalnızca sektör temsilcileri değil; arsa sahipleri, inşaat işçileri, yapı malzemesi tedarikçileri, esnaf ve konut satın alan vatandaşlarımız da ciddi mağduriyet yaşamaktadır” şeklinde konuştu.

MÜTEAHHİTLER VE VATANDAŞLAR KARŞI KARŞIYA GETİRİLDİ

“En büyük üzüntülerinin hiçbir kusuru bulunmayan müteahhitler ile konut satın alan vatandaşlarımızın istemedikleri halde karşı karşıya getirilmiş olmasıdır” diyen Tohumcu “ Her iki taraf da bu sürecin mağdurudur. Ayrıca, arsa sahiplerine yürürlükteki mevzuat çerçevesinde tanınan hakların sonradan fiilen kullanılamaz hale gelmesi; hukuki güvenlik, hukuki öngörülebilirlik ve kazanılmış hakların korunması ilkeleri açısından ciddi mağduriyetlere neden olmaktadır. Hukukun üstünlüğüne ve yargı kararlarına saygımız tamdır. Ancak kamu yararı, deprem sonrası yeniden yapılanma ihtiyacı, vatandaşlarımızın kazanılmış hakları ve Adıyaman’ın geleceği birlikte değerlendirilerek, oluşan mağduriyetleri giderecek hukuki ve idari düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Temennimiz; hukukun üstünlüğü, kamu yararı, deprem gerçeği ve vatandaşlarımızın kazanılmış hakları birlikte değerlendirilerek, Adıyaman’ın yeniden inşa sürecini sekteye uğratmayacak, toplumun tüm kesimlerinin beklentilerine cevap verecek adil ve kalıcı bir çözümün en kısa sürede hayata geçirilmesidir” ifadelerini kullandı.