Açıklamasında helallik isteyen Doğan sosyal medya hesabı X’ten yaptığı açıklamada şu sözlere yer verdi: “Bazı görevlerin bir başlangıcı vardır; fakat bazıları insanın hayatında yalnızca bir görev olarak kalmaz. Birlikte yürüdüğünüz yollar, verdiğiniz mücadeleler, paylaştığınız sevinçler ve omuz omuza durduğunuz zor zamanlar, o görevi hayatınızın bir parçasına dönüştürür. Adıyaman Barosu Başkanlığı görevini üç dönem boyunca yürütmenin onurunu taşıdım. Bu süreçte yalnızca bir makamı temsil etmediğimin, aynı zamanda sizlerin güvenini, mesleğimizin onurunu ve savunmanın bağımsızlığına dair ortak sorumluluğumuzu taşıdığımın farkında oldum.
KOLAY ZAMANLAR YAŞAMADIK
Depremin ağır yükünü birlikte taşıdık. Mesleğimizin ve meslektaşlarımızın karşı karşıya kaldığı pek çok sorunla birlikte mücadele ettik. İnsan haklarından hukukun üstünlüğüne, savunmanın bağımsızlığından mesleğimizin itibarına kadar, inandığımız değerleri her koşulda korumaya çalıştık. Eksiklerimiz elbette oldu. Yanıldığımız, yetişemediğimiz, daha iyisini yapabileceğimizi düşündüğümüz zamanlar da. Ama hiçbir zaman iyi niyetimizden, mesleğimize ve Baromuza olan inancımızdan vazgeçmedik. Şimdi, Baro Başkanlığı görevine yeniden aday olmayacağımı sizlerle paylaşırken, bunu bir ayrılıktan çok bir bayrak değişimi olarak görüyorum. Çünkü biliyorum ki Barolar, kişilerden ve dönemlerden daha büyüktür. Bugün bu görevi devrederken geride bırakacağım en kıymetli şey bir makam değil; birlikte kurduğumuz bağlar, birlikte verdiğimiz mücadeleler ve Adıyaman Barosu’na dair taşıdığımız ortak hafızadır. Bana üç dönem boyunca güvenen, destek veren, eleştiren, yol gösteren; kimi zaman aynı fikirde olduğumuz, kimi zaman farklı düşündüğümüz bütün meslektaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum. Özellikle zor zamanlarda “yalnız değilsin” duygusunu birbirimize hissettirebildiysek, eğer bir meslektaşımızın derdine ortak olabildiysek, haksızlığın karşısında birlikte durabildiysek, bu görev benim için gerçek anlamını bulmuş demektir. Başkanlık sona erebilir. Ama Adıyaman Barosu Ailesine mesleğimize ve savunma hakkına olan bağlılığım sona ermeyecek. Bundan sonra da bu çatının altında, bu mesleğin bir mensubu olarak; gerektiğinde yanınızda, gerektiğinde omuz omuza olmaya devam edeceğim. Üç dönem boyunca birlikte yürüdüğümüz bu yol için hepinize minnettarım. Hakkınızı helal edin. Benim hakkım varsa, helal olsun. Ve belki de en güzeli; Bir gün geriye dönüp baktığımızda, “İyi ki o günlerde birlikteydik” diyebilmek. Adıyaman Barosu’nun geleceğine ve bu güzel meslektaşlık duygusuna olan inancımla. Hepinize saygı, sevgi ve şükranlarımla..”


