Tarihin bilinen en eski yerleşim yerlerinden biri olan Adıyaman’da “ körler memleketi” iddiasını bu kez Tarihçi-Yazar Mustafa Armağan yeniden gündeme getirdi.  Türkiye’de il oluşunu kutlayan ender illerden biri olan Adıyaman, yalan haberlerin kurbanı oluyor. Şehrin önde gelenleri, milletvekilleri, bürokrasi, sivil toplum kuruluşları ve halk kentin gelişmesi adına büyük çabalar sarf ederken bazı medya organlarında yayımlanan yalan haberlere maruz kalıyor. Tarihi, doğası ve güzellikleriyle turistlerin ilgi odağı olan Adıyaman’ın adı gün geçmiyor ki bir yalan haberle yeniden gündeme gelmesin. Huzur ve barış şehrini bu kez gündeme getiren Tarihçi-Yazar Mustafa Armağan oldu. Son günlerde adı sıkça tütünle duyulan Huzur ve Barış Şehri Adıyaman’la ilgili “Körler Memleketi” ifadeleri tarihçi Mustafa Armağan’ın paylaşımı nedeniyle yeniden gündeme geldi. Armağan, sosyal medya hesabından "Körler Memleketi Adıyaman" ifadesini yeniden paylaşınca Adıyamanlı sivil toplum kuruluşları ve akademisyenler adeta ayaklandı. Kent Konseyi Başkanı H. Sinan Temel, "Körler Memleketi Adıyaman" ifadesinin yanlış, kasten paylaşılıyorsa şehre ihanet olarak nitelendirdi. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Hamdi Doğan’ın “Cumhuriyet Döneminde Adıyaman ve Besni’de Trahom (1925-1975)” makalesinde ise gerçekleri ortaya çıkardı. “BEN SESSİZ KALAMIYORUM” Şehrin böylesi olumsuz haberlerle gündeme gelmesinden en çok rahatsızlığı dile getiren Kent Konseyi Başkanı H. Sinan Temel, adeta açtı ağzını yumdu gözünü. Temel,  açıklamasında  “Akşam Gazetesi’nin 22 Haziran 1930 tarihli nüshasında Adıyaman kazasındaki trahom sayısı ile ilgili olarak oldukça çarpıcı bilgilere yer verilmiştir. Bu haberde, bir İngiliz gazetesinde, nüfusu 7000 kişi olan kazada 6.791 kişinin kör olduğu belirtilmiştir." Bu haberden hareketle birileri Adıyaman'a "Körler Memleketi Adıyaman" demektedir. Konu ile ilgili Prof. Dr. Hamdi Doğan hocamızın detaylı bilimsel makalesi var. Ancak; Böylesi absürt, böylesi akıl ve izandan yoksun bir haberi araştırmadan, soruşturmadan paylaşmak hangi akla hizmettir anlayamıyorum. Ne acıdır ki, bazı kimseler şehrimi aşağılamak, dalga geçmek için paylaşıyor. Bazı kimseler de bilmeden ama araştırmadan paylaşıyor ama bu da az önceki kimselere hizmet ediyor. Ve ne yazık ki, ne hazin ki bunu "Körler Memleketi Adıyaman" şeklinde kendi basınımız da paylaşmıştı. O zamanlar da itiraz etmiştim. Üstelik Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bundan önce açılan sağlık müzesinde de bu haber kupürü yer almakta. Hem de açılışını üst düzey insanlarımızın yaptığı bir ortamda. Tarihçi Mustafa Armağan'ın da bu haberi twitter hesabında paylaştığını gördüm ve ona da cevap yazdım. Bir insan kendi memleketini neden aşağılar, dalga geçer ki? Ya da yapanlara neden ses çıkarmaz ki? Hem de aslı astarı olmayan böylesi haberlere. Kusura bakmayın, ben sessiz kalamıyorum. Bir şehir söz konusu olduğu zaman biraz daha dikkat, biraz daha özen, biraz daha hassasiyet lütfen.” “HASTALIKLI OLANLAR KÖR DEĞİLDİ” Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Hamdi Doğan’ın “Cumhuriyet Döneminde Adıyaman ve Besni’de Trahom (1925-1975)” makalesinde  “Akşam Gazetesi’nin 22 Haziran 1930 tarihli nüshasında Adıyaman kazasındaki trahom sayısı ile ilgili olarak oldukça çarpıcı bilgilere yer verilmiştir. Bu haberde, bir İngiliz gazetesinde, nüfusu 7000 kişi olan kazada 6.791 kişinin kör olduğu belirtilmiştir. Trahom ’un sebebiyet verdiği bu göz hastalığının nesilden nesile sirayet ettiği, erkek, kadın ve çocukların bundan etkilendikleri yazılmıştır. Hastalığın sadece merkez kazada değil, Adıyaman’a bağlı 48 köyde de etkili olduğu belirtilmiştir. Bu habere karşılık olarak ise iki gün sonra Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi’nde, İngiliz gazetesinde çıkan bu haberi tekzip eden başka bir haber yayınlanmıştır. Bu haberin içeriğinde Adıyaman’da trahomdan muzdarip olan halkın, nüfusun yarısını teşkil ettiği, ancak bunların kör olmadığı belirtilmiştir. 1927 yılı nüfus sayımına göre ise Adıyaman nüfusunun 45.249 kişi olduğu, bunlardan sadece 242 erkek ile 251 kadının, toplamda ise 493 kişinin görme engelli olduğu tespit edilmiştir. Bu resmi rakamlara göre gazetedeki haberde belirtilen sayının oldukça abartılı olduğu görülmektedir.” “KÖR OLANLARIN HEPSİ HAFIZDI” Makalede Yazar Ebubekir Aytekin ise “O günün kör olanlarının hepsi hafızdı. O yüzden Adıyaman’da kör olanlara hafız denirdi. Diyelim ki trahomlu bir çocuk kör oldu. Bu çocuk zaten bir iş yapamaz bundan dolayı ailesi hafızlığa gönderirdi. Hafız olurlardı ve toplumun en saygın insanı haline gelirlerdi. Eğer kör bir insan hafız olmazsa toplumda pek fazla değeri olmazdı. Benim çocukluğumda hafızlar çoktu. Eskisaray’dan Ulucami’ye doğru giderken kol kola girip caddeyi kaplarlardı. Bunların dergâh gibi bir yerleri vardı. Oraya toplanır şakalaşırlardı. Bunların arasında çok değerli insanlar yetişirdi. Mesela Gani Hafız aynı zamanda şair ve bestekârdır. Böyle insanlarımızın besteleri günümüz sanatçıları tarafından da zaman zaman söyleniyor” Adıyaman’ın 7 binlik nüfusunun neredeyse tamamı kör olması iddiası, daha önce Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesinin “Dünden Bugüne Adıyaman’da Sağlık” adlı müzesinde bir kez daha gündeme gelmişti.