Adıyamanlı depremzedeler, hazır olduğu belirtilen TOKİ konutlarının planlanan tarihten önce hak sahiplerine teslim edilmesi çağrısında bulundu.

Depremden en ağır şekilde etkilenen iller arasında bulunan Adıyaman’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilmesi planlanan sosyal konutlar zamanında verilmediği için vatandaşlar mağdur oldu.

Depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen 6 Şubat’tan en ağır darbeyi alan Adıyaman’da vatandaşlar sosyal konutların bir an evvel teslim edilmesini istiyor.

Adıyaman’da deprem sonrası binlerce vatandaş halen konteyner kentlerde yaşamını sürdürürken, TOKİ konutlarının erken teslim edilmesi talebi, kent gündemindeki yerini koruyor. Bakanlık tarafından hazır olan konutların verilmemesi tepkilere yol açarken yaklaşık 3 bin vatandaş 30 Haziran sonrasında yaşanacak sıkıntıların önüne geçilmesi gerektiğini savundu.

ALSAN “Konutlar Teslim Edilmeden Konteyner Kentlerin Boşaltılması Yeni Mağduriyetler Doğurur”

Anahtar Parti Adıyaman İl Başkanı Emircan Ahmet Alsan, Adıyaman’da 30 Haziran 2026 tarihinde boşaltılması planlanan konteyner kentlerle ilgili açıklamalarda bulunarak, kalıcı konutları teslim edilmemiş depremzede vatandaşların yeni bir mağduriyet yaşamaması için gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini ifade etti.

Adıyaman’da bugün 24 konteyner kentte yaklaşık 30 bin vatandaşın yaşamını sürdürdüğünü belirten Alsan, “Konteyner kentlerin boşaltılacağının açıklanması, özellikle kura sonucu konut sahibi olmaya hak kazanan vatandaşlarımız açısından ciddi bir kaygıya dönüşmüştür. Çünkü kuraları çekilen yaklaşık 5 bin sosyal konutun teslim tarihi hâlen netlik kazanmamıştır. Bu konutların yaklaşık 3 bini ise konteyner kentlerde yaşayan vatandaşlarımıza tahsis edilmiştir.” dedi.

Konutları henüz teslim edilmeyen vatandaşların 30 Haziran sonrasında nasıl bir barınma imkânına kavuşacağının açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurgulayan Alsan, “Bugün gelinen noktada yüksek kira bedelleri ve hayat pahalılığı karşısında vatandaşlarımızın kısa süreliğine dahi olsa kiralık bir eve çıkması oldukça zordur. Depremden büyük yara alan hemşehrilerimize yeni bir yük yüklemek doğru olmayacaktır.” ifadelerini kullandı.

Yetkililere çağrıda bulunan İl Başkanı Alsan, “Ya sosyal konutların teslim süreci hızlandırılmalı ya da hak sahipleri evlerine kavuşuncaya kadar konteyner kentlerin tahliye süresi uzatılmalıdır. Vatandaşlarımız bir mağduriyet daha yaşamak istemiyor. Adıyamanlı hemşehrilerimizin beklentisi, kendilerine tahsis edilen güvenli yuvalarına bir an önce kavuşmaktır.” şeklinde konuştu.

Adıyaman'da Konteyner Kentlerde Son Tarih 30 Haziran

Adıyaman’da 6 Şubat depremlerinin ardından kurulan konteyner kentlerle ilgili tahliye süreci 30 Haziran'da sona eriyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile AFAD koordinasyonunda yürütülen planlama kapsamında, konteyner kentlerin en geç 30 Haziran 2026 tarihine kadar tamamen boşaltılması hedefleniyor.

 

Kent genelinde bir süredir kademeli olarak sürdürülen boşaltma işlemleri hızlandırılırken, kalan geçici barınma alanları için de vatandaşlara tebligatların ulaştırıldığı öğrenildi.

Konteynerler Toplanmadan Teslim Edilsin

Depremzedeler, hazır olduğu belirtilen TOKİ konutlarının planlanan tarihten önce hak sahiplerine teslim edilmesi çağrısında bulundu.

İddiaya göre, Adıyaman’da inşa edilen TOKİ konutları fiilen hazır olmasına rağmen teslim tarihi Mart 2027 olarak planlanıyor. Öte yandan, kentte halen kullanılan konteynerlerin ise Haziran 2026 itibarıyla toplanması öngörülüyor.

Depremzedeler “TOKİ’ler hazır olduğu halde Mart 2027’de teslim edilmesi planlanıyor. Haziran 2026’da konteynerler toplanması planlanıyor. Diğer iller için değilse bile depremi yaşamış Adıyaman halkı için bir ayrıcalık yapılıp, konteynerler toplanmadan bir an önce TOKİ evlerinin hak sahiplerine teslim edilmesi gerekiyor.”

TOKİ’nin 64 İllik Konut Kampanyasında Adıyaman Yer Almadı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından duyurulan TOKİ’nin 64 ilde yaklaşık 20 bin konutluk açık satış kampanyasında Adıyaman’ın yer almaması dikkat çekti.

Depremden en ağır şekilde etkilenen iller arasında bulunan Adıyaman’ın kampanya kapsamına alınmaması vatandaşlar arasında hayal kırıklığına neden oldu. Kurasız satış yöntemiyle gerçekleştirilecek kampanyada Bursa, Ankara, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya gibi birçok il bulunurken, Adıyaman’ın listede yer almaması soru işaretlerini beraberinde getirdi.

 

K-2B Konteyner Kent sakinlerinden tahliye öncesi yetkililere çağrı: ‘Önce ev verin, nereye gideceğiz?’

Perre Haber Ajansının haberine göre, Adıyaman’da 6 Şubat depremlerinin ardından kurulan konteyner kentlerde tahliye süreci 30 Haziran’da sona ererken, K-2B Konteyner Kent’te yaşayan vatandaşlar, barınma sorunu yaşadıklarını belirterek yetkililere çağrıda bulundu.

Adıyaman’da 6 Şubat depremlerinin ardından kurulan konteyner kentlerle ilgili tahliye sürecinde sona yaklaşıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile AFAD koordinasyonunda yürütülen planlama kapsamında konteyner kentlerin en geç 30 Haziran 2026 tarihine kadar tamamen boşaltılması hedefleniyor. K-2B Konteyner Kent’te yaşayan vatandaşlar ise tahliye kararının ardından yaşadıkları belirsizliği ve barınma sorunlarını dile getirdi. Barınma sorununun çözülmesini isteyen depremzedeler, konut teslimlerinin yapılmadığını ve yüksek kiralar nedeniyle ev bulamadıklarını belirtti.

“Sosyal Konut Çıktı ama Anahtar Teslimi Yapılmadı”

Leyla Toradağ, “Eşim emekli, ev bulamıyoruz. 30 Haziran’da son gün dediler. Durumumuz çok iyi değil, yerimiz yok. Evimiz yok, eşim yaşlı, ben yaşlıyım. Sosyal konut çıktı bize ama anahtar teslimi yapılmadı” dedi.

“30 Haziran’da Çıkın Dediler ama Gidecek Yerimiz Yok”

Emre Gülgeç ise, “K2-B Konteyner Kent’te yaklaşık 4 yıldır yaşıyoruz. Mağduruz. 30 Haziran’da çıkın dediler. Bize sosyal konut da sağlanmadığı için perişanız. Kiralar çok yüksek. Buradan 30 Haziran’da çıkın dediler ama gidecek yerimiz yok. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Yetkililere sesleniyoruz. Buraya el atsınlar, çıkmamızı istiyorlarsa bizi bir yere yerleştirsinler. Sayın valimiz olsun, sayın belediye başkanımız olsun, milletvekillerimiz olsun bizi duysunlar istiyoruz. Kiracıydım depremden önce, düzenli bir işim de yok. Ortada kaldık” ifadelerini kullandı.

“Çocuklarım Evde Aç Kaldı, Ev İstiyoruz”

 

Ayşe Doğan Yıldırım, “Bir evimiz yok, kiraya da çıkamıyoruz. Sosyal konut da çıkmadı. Kapı önüne koyulmamız an meselesi. 3 çocuğum var, bir çocuğum okuyor. Eşim işsiz, mağduruz. Çocuklarım evde aç kaldı. Ev istiyoruz” diye konuştu.

 

“Yoğun bakımdan çıktım, nereye gideceğiz?”

 

Nihat Yıldırım da yaşadığı sağlık sorunlarına dikkat çekerek, “Ben yoğun bakımdan çıktım, bir evimiz yok, nereye gideceğiz? 3 çocuğum var, evde perişan olduk. Bize çıkın diyorlar. Bahçecik Mahallesi’nde çadır kurmuştum, orayı da kaldırdılar. Milletvekillerimiz bize bir yol göstersinler. Bize bir ev versinler” dedi.

 

“Şimdi Çıksak Sokakta Kalacağız”

 

Zeynep Uğur ise, “Ev de yok, gidilecek yer de yok. Burada yaşayan yetim ve öksüzlerin hali ne olacak, bizim halimiz ne olacak? Bize bir yer versinler ardından çıkarsınlar. Şimdi çıksak ne yapacağız, sokakta kalacağız. Depremden önce kiracıydık. 3 bin liraya kalıyorduk, şimdi ise kiralar 15 bin lira. Bir emekli parasıyla nasıl ev tutacağız? Bize ev de vermiyorlar. 15 bin lira versek bile ev sahipleri doğalgaz paran nerede diyorlar, onu nasıl ödeteceksin, ne yiyeceksin diyorlar. Doğru, haklılar. O nedenle ev de vermiyorlar. Mağduruz. Tek isteğimiz bize bir ev versinler ya da karışmasınlar, bize bir yol gösterilene kadar” şeklinde konuştu.

 

“Kanser Hastasıyım, Kiralarla Nasıl Geçineceğim?”

 

Ali Tolundağ ise yaşadığı ekonomik zorlukları anlatarak, “Ben emekliyim. Kura çekimlerinde sosyal konut çıktı ama anahtar teslimi yapılmadı. Şimdi çıkın gidin diyorlar. Ben ameliyatlıyım, emekliyim. Hiçbir şeyimiz yok. Perişanız. 3 yıldır burada oturuyorum. Zaten gidecek yerim olsa burada durmam. Hemen talimat verildi, hemen çıkacaksınız diyorlar. Çıkalım ama kiralar 20 bin lira. Ev bulamıyoruz. Ben 29 bin lira emekli maaşı alıyorum. Ben ev mi geçindireceğim, doğalgaz parasını mı ödeyeceğim, elektrik parasını mı ödeyeceğim, ihtiyacımı mı göreceğim? Kanser hastasıyım” dedi.

 

“Çadır Kuracak Yerim Bile Yok”

 

Gafure Nenni ise, “Bugün çıkarsak çadır kuracak yerim bile yok. Maaşım da yok, akciğer hastasıyım. Maaşım 3-4 bin lira. O da ilacıma bile yetmiyor. Nereye gideceğimi bilmiyorum, torunumla yaşıyorum. Oğlumun işi de yok. Torunum bana bakıyor. Hiçbir şey yapamıyorum” ifadelerini kullandı.

 

“Sosyal Konut Çıktı ama Ortada Ev Yok”

 

Kazım Baykara da, “Bende kalp ve şeker hastalığı var. Sosyal konut çıktı ama ortada ev yok. Evimizi istiyoruz” diye konuştu.

 

“Kiracılara Ev Verilecekti ama Ev Çıkmadı, Ev Sahibi Olanlara Çıktı”

İmam Akar ise, “Bir yerimiz yok. Kira 25 bin lira olmuş, kiraya nasıl çıkacağız? İş yok. Nereden bakarsak bakalım kiralar 30 bin lira. Biz burada kalmayı düşünüyoruz çünkü gidecek yerimiz yok. Kiracılara ev verilecekti ama ev çıkmadı. Evi olana ev çıktı, kiracılara ev çıkmadı” dedi.

“KABUL EDİLEMEZ”

Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan ise, yaptığı açıklamada “Deprem sonrası konteyner kentlerde barınan vatandaşlarımıza tahsis edilen temel ev eşyalarının, konteynerlerden ayrılırken geri istenmesi kabul edilemez. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na ilettiğimiz başvuruda; Depremzedelere verilen temel ev eşyalarının geri alınmamasını, vatandaşlarımızın yeni yaşamlarını kurma sürecinde desteklenmesini, sosyal devlet anlayışına uygun bir uygulamanın hayata geçirilmesini talep ettik. Depremin üzerinden yıllar geçmiş olsa da birçok ailemiz hâlâ ekonomik zorluklarla mücadele ediyor. Devletin görevi vatandaşına yük olmak değil, yükünü hafifletmektir. Tüm depremzedelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

PHA/Haber Merkezi