(Bağımsız Kürsü)

Önce bilgi için sizlerle birkaç not paylaşmak istiyorum;

Bilindiği üzere kura çekimlerinden sonra, Afet Konutlarını hak eden hak sahipleri, konutların fiyatlarının belli olmadığı sözleşmelere imza attırılıyor. Çaresizlik içerisinde barınma sorunu yaşayan vatandaşlar, böylece fiyatlarını bilmediği konutları kabullenmiş oluyor!

ÖRENLİ (Pirin) de 27.02.2023 tarihinde 1. Etap 614 adet Afet Konutu ihale edilmiş, yüklenici firma her konutu 1 milyon 620 bin TL’ ye yaparım demiş ve işe başlamış.

Yine 06.04.2023 tarihinde 2. Etap 996 adet Afet Konutu ihalesi yapılmış, buna da yüklenici firma 1 milyon 672 bin TL fiyat vererek işe başlamış.

Afet Konutlarının bedelleri böyle görülüyor. Müteahhitlerin devlete taahhüttü bu.

Ancak, bu rakamlara karşılık devletin vatandaşın borç hanesine 3-4 milyon yazacağı söyleniyor.

Bekleyip göreceğiz, devletin bizim boş kağıda attığımız imzaya karşılık bizleri ne kadar borçlandıracak!

İNTİHAR VAKALARI!..

Yaklaşık 2 ay kadar önce, “Adıyaman Sivil Toplumu Destekleme Derneği” Başkanı Mustafa Işıldak;

“İllerin nüfus oranlarına göre Adıyaman intihar vakalarında ilk sıralarda yer aldığını” belirtirken;

İlimizde yayın hayatını sürdüren “Şehirde Bu Hafta” gazetesinin haber başlığında, “Adıyaman’da İntihar Vakalarında Ürkütücü artış” olduğunu vurgulanırken;

Dikkatler yöneticilerin üzerine çekilirken ne yazık ki, birçok konuda olduğu gibi bu konuda da yetkililer sessizliğini korudu!

Bilindiği üzere, daha geçen hafta 18 yaşındaki bir “Genç Kızımız” üst geçitten atlayarak intihar teşebbüsünde bulundu. Hayatını kayıp etmedi ancak vücudu “Haşat” oldu. Darbe almadığı yeri kalmadı!

Depremden sonra intihar, intihara teşebbüs ve depresyonda artış olduğu belirtiliyor!

Kolay değil, bu gün 1,5 yıldır 118 bin insanımız konteynerlerde kalıyor. Bunların içerisinde bir konteynerde 8-10 kişinin kaldıkları sözleniyor. Baba, ana, dede, çoluk çocuk birlikte yaşayan aileler var!

Depremle birlikte herkesin düzeni bozuldu. Bu belirsizlik ortamında kişilerin yaşam davranış biçimleri değişti. Ağır sorumluluk altında olan aileler bu yükü taşıyamazken;

Özenti, geçim sıkıntısı, fakir-fukaralık, bunlara bağlı aile geçimsizlikleri, hastalıklar bu dönemde toplumun her kesimini etkiliyor!

Bunlara karşılık ne yazık ki, bu kenti yönetenler tarafından da bu toplum görmemezlikten geliniyor, yalınız bırakılıyor!

Vatandaş, korku ve tedirginlik içerisin de!

Bu ili yönetenler, “Üç Maymunu” oynamayı bırakmalıdırlar!

Hem bu memleketin geleceği ile ilgili sorumluluk taşıyacaksın, hem bu sosyal devletin temsilcisiyim diyeceksin, yeri geldi mi vatandaşın gönlüne ve yüreğine dokunuyoruz diyeceksiniz;

Sonrada, GÖRMEDİM-DUYMADIM-SÖYLEMEDİM diye “Üç Maymunu” oynayacaksınız!